ayasofya camii

BURSA GEZİMİZ -1- iZNİK VE OYLAT MAĞARASI MACERAMIZ :)

Cuma, Haziran 05, 2015

 Merhabalar. :) Ne kadar zamandır yazmadığımdan dem vurmayacağım. :/ Bursa gezimiz o kadar güzel geçti ki hem anılarımdan ayrıntılar silinmeden hem de gidecek olanlara yardımcı olmak adına paylaşmak istedim. :) Öncelikle Bursa çok güzel bir şehir. Sadece merkezi değil görebildiğimiz ilçeleri de öyle. :)
 Booking'de yorumlara bakarak,özellikle merkezin içinde olan bir otel belirledik. Ki; ilk tek başına turistlik deneyimimizde bu çok işimize yaradı. :) Sabah dokuz da yola çıktık. İlk rotamız göz alabildiğince yeşilliklerle mavinin buluştuğu İznik ve İznik Gölü oldu. :) 
Evde gezilecek tarihi mekanları belirlemiştik. İlk önce Ayasofya Camii'ni ziyaret ettik. Kiliseden camiiye çevrilmiş Orhan Gazi tarafından. Detaylı bilgi için buraya. :)








Caminin bahçesinde böyle bir yol haritası gördük ve belirlediğimiz yerleri gezmemizde bize çok yardımı oldu. :)Aşağı yukarı gezilecek yerler iki cadde üzerinde. Biz arabayı parkedip; bazen sorarak bazen de harita üzerinden bularak gezdik. :)

 Sonrasında İznik Roma Tiyatrosu'na gittik. Biraz zor bulduk çünkü; kazı çalışmaları dolayısıyla kapalı olduğundan ilgi alanından çıkmış gibi gözüküyor. Nikaia Antik Kenti diye de geçiyor adı. Tabi içini gezemedik google'dan bakıp merakımızı giderdik. Başka bi yerden resim eklemek istemedim sormadan, maruz görün. :)


Bunlar teller ardından çekebildiğim resimlerdi. Depremler dolayısıyla yıkılmış harabeye dönmüş.
İznik'i çevreleyen 4 giriş kapısı var biz Yenişehir'i ve göl kenarındaki yıkılmış çok az bir parçası kalmış Göl Kapı'sını görebildik. Tarihe saygı duymayı ne zaman öğreneceğimizi de bilmek istiyorum. :/ 




 Kılıçaslan Cad üzerinde muhteşem İznik Çini'lerini görüp, gezip ilerledikten sonra sağ tarafta içerde kalıyor. :) Tabi ki bir çini aldım fakat incelemekten resim çekmeyi unutmuşum. :)

 Yeşil Camii'nin hemen karşısında Şeyh Kutbuddinzade Mehmet İzniki Camiisi ve İznik Müzesi var.

 Maalesef müze kapalıydı. Neden böyle denk gelir bilmem. :/



Yine parmaklılar arasından Roma dönemi eserlerini izledim. :)
 Sonrasında acıktık. Netten bulduğum tavsiyeler üzerine KöfteciYusuf'a gittik. Atatürk Cad. üzerinde. Yenişehir kapısına gitmeden sağda. Şimdiye kadar yediğim en güzel köfteydi. Ki etle pek arası olmayan biri olarak. Ekşi'de okuduğum bir yorum şöyleydi;'' Köfteci Yusuf'un köftesini beğenmeyen biri varsa büyük ihtimalle vejeteryandir.'' :D 
Aynı şekilde ekmek kadayıfını yemeden de ayrılmayın derim. Bursa'da baya şubesi var. Biz dönüş yolu üzerinde de bir şubesine uğrayıp karnımızı doyurup; hatta dayanamayıp paket yaptırıp,yanımız alıp öyle ayrıldık Bursa'dan. :) Servis te gayet hızlı. :) 

  Ardından İznik Gölü kenarında biraz mola verdik. :)
 Ve rotamızı İnegöl ilçesinin yaklaşık 17 km uzağındaki, Türkiye'nin ikinci en büyük mağarasına çevirdik. Oylat Mağarası. :)



Buralarda resim çekilirken henüz başımıza geleceklerden haberimiz yoktu. Gerçekten korkudan titreyerek sonuna kadar çıktık mağaranın. Bir de tesadüf mü bilmiyorum çok az kişi vardı. Mağara da büyük olduğundan kendimizi orada yapayalnız hissettik. Başımıza bi iş gelse kimsenin haberi olmaz diye düşünmedim değil. :D İçerisi buz gibi olmasına,ağzımızdan nefes alıp verdikçe buharlar çıkmasına rağmen; terler içinde kaldık. :) İnstagramda paylaşırken dediğim gibi; ''Korku filmi yanında halt etmiş!'' :D

 Ve ışıklandırma çok zayıf. Sanki özellikle yapılmış gibi. :)
 Giriş ücreti yanlış hatırlamıyorsam 7,5 liraydı. :)
Etkisinden kurtulmamız epey sürdü. Girişte dar bir bölüm vardı merdivenleri çıktıktan sonra; bi ciik ciik,tıs tıs  sesler duydum. ''Ay yılan mııı?'' diye oraya buraya kaçışıyorum. Meğer yarasaymış. :D Nefesim kesildi korkudan çektim iki kere Ventolin'den yine de sonunu gördüm mağaranın. Sonrasında çıkmak ta epey sürdü mağaradan.Çıktıktan sonra bir 15 dk dinlendik baya korkmuşuz. :D Oradan da Bursa merkezdeki otelimize gidip yerleştik. Devamı daha sonra sanırım. Unutmuşum yazmayı. Hatırlamak için, anıları tazeyken hep yazmak dileğiyle. :)