MİNİK DOĞU KARADENİZ TURU-3- İSPİR VE ERZURUM MACERAMIZ! :)

Pazar, Eylül 23, 2012

Merhabalar :) Yavaş yavaş anlatmaya devam gezdiğimiz gördüğümüz yerleri :) Sıra Erzurum'da diyebiliriz. Topraklarının %30'unun Doğu Karadeniz sınırları içinde olduğunu ve özellikle eşimin de Erzurum'lu olduğunu kabul edersek rotaya eklemekte pek te zorlanmadık diyebilirim. :) Ki İspir'e kadar gitmişken Erzurum'a gitmemek olmazdı. :) Yol üzerinde arabamız arıza yaptı. Tamir edecek hiç bir alet olmaması ise çok büyük bir artıydı. :D
Henüz Rize'den sınırlarından ayrılmadığımız yeşillikler içindeydik yine. :)

Ben de etrafı resimlemeye koyuldum. Zaten gezi boyunca fotoğraf makinesiyle yapışık halde gezdim. :)
Bir ara Yasin baya bir kaptırdı kendini tamir işine :)


En fazla yarım saat kırk beş dakika içerisinde tamirimizi hallettik. Bir amca gördük o bize alet edevat getirdi. Ben de Recep teşekkür edip aletleri geri verirken resimledim onları. :) Bir de arkadaki o muhteşem evi desem az olur herhalde. Bayıldımmmm!
Yükseğe çıktıkça sis içinde yol almaya başladık. 
Bir saat kadar bu şekilde yol aldıktan sonra;
hava birden güneş açtı. :)
Erzurum'a yaklaştığımızı doğanın değişiminden anlayabilirsiniz.

Tabelayı gören Recep arabayı durdurttu. Resim çekilmek istedi. Bir de bana gel seni de çekeyim diyor. Ben Rize'liyim Rize'li! :) Çekilir miyim hiç o tabelanın altında. :)
Tabelanın hemen karşısında minik bir dere vardı. Bol bol resim çekildik yine. :)
Dedemin evine çıkmadan önce yolda İspir tarafında merkezi bir yerde durup mangal için et aldık. O sırada eşşek görünce bir hatırada oradan aldık. Recep'le aramıza diyalog ise şuydu. 
-Esra bu ısırır.
-E ısırırsa kaçarız Recep. :)
-Isırdıktan sonra nereye kaçıyosun!!? :) İşte en fazla bu kadar yaklaşıp çekilebildik fotoğrafımızı. :)
Dedemlerin ordan karşı köyü kalbimin içine almaya çalıştım. Ama olmamış! :) Sanırım çekenin marifetsizliği. :)
Bunlar da dedemin bal petekleri. Tamamen oragnik! :)
Sonrasında karnımızı bir güzel doyurup düştük Erzurum yollarına. Annem pardesüsünü almayı unuttuğu için bizimle gelemedi. Pek içimize sinmedi.
Erzurum'un merkezine yaklaştıkça heryerin dümdüz olduğunu görebilirsiniz. Dağ,tepe bayır,yokuş yok. Ama ağaç,yeşillik te pek yok.
Vardığımızda hemen Rahile Yenge'yle buluştuk. O da bizden bir hafta önce oğluyla Erzurum'a kızının yanına gitmişti. Güzel bir tesadüf oldu. Önce bizi Erzurum Evleri'ne götürdü.
Kağıdan başlayarak içeride ne var ne yoksa fotoğrafladım.
Bu arada ister yemek yiyebiliyorsunuz ister 3 tl giriş ücreti verip müze gibi gezebiliyorsunuz. Çok ta büyük. Altı ev birleştrilerek yapılmış.










Memleketine gelen eşimden içten bir gülüş. :) O kadar Karadeniz'e ve Karadenizliye mağruz kaldı ki normal sanırım. :)











Ben bir ara dikişe bile başladım. :)

Erzurum Evleri'nin yan kapısından içeri girildiğinde çay içmek için oturabileceğiniz yerler ve türkü evleri de var.

Çifte Minare restore edildiği için ne yazık ki göremedik. Başka bir sefere inşallah. :)

Bunlar da Erzurum burmaları. Erzurumlular altına çok düşkün. Kuyumcular Sokağı bizim buraların caddeleri gibi. Ben burmaların minik yüzükleri var onları çok beğeniyorum. :)
Burası da Erzurum Kalesi. Giriş 3 tl'ydi sanırım. Vaktimiz olmadığımız için içine girip göremedikama etrafında dolaşıp geçtik. Merak edenler buraya tıklayıp 3D olarak izleyebilirler. Ben baktım bile! :)
Merak ettiğim de Saat Kulesi'nden şehrin nasıl gözüktüğüydü. Çok iyi oldu. :)
Sonrasında Taşhan'a gittik. 
İç avlusunda bütün dükkanlar birbirine bakıyor. Hepsi gümüş ve oltu taşından takılar,tesbihler satıyor.
Kübra ve Yasin geri döneceği için acele acele dolaştık. Recep birşey beğen alalım dedi. Ama ben böyle dar zamanda seçemedim.Seçemem. Alsaydım da kesin kullanamazdım. İçime sinmesi lazım. 
Ama şimdi çok pişmanım. :) Bu saatler de fena değilmiş hani dimi? :) 
Erzurum'la ilgili anlatmam gereken birşey varsa Doğu'nun Paris'i lafını hakediyor. Çok büyük bir şehir merkezi var. Şaşırdım doğrusu. Ki çoğu yeri gezemedik bile. Biraz yeşillik olsa tadından yenmezdi. :) Ben şimdi kaçıp İstanbul'a gidiyorum bu yazıyı yayınladığım gibi. Allah'a emanet. Hoşçakalın. Serinin devamında görüşmek üzere. :)

You Might Also Like

10 yorum

  1. Esraaa ne zaman evinde oturucan sen :p :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah ömür verir de yaşlanırsak zaten otururuz dimi? Şimdi gezmek zamanı :)

      Sil
    2. Doğru söze ne denir :)
      Gez tabi sefan olsun istanbula benden de selam söyle :)

      Sil
  2. Guzel goruntuler. ne guzel gecmis zsman. benim de gormek istedigim bir sehir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gezip görmek tatilden ziyade daha keyif veriyor bana. İnşallah gidersin sende :)

      Sil
  3. Esraa ben de Erzurum'a gitmek istedim şimdi, seneye Mehmet ile bi paln apmalıyım kesinnn:)) Şanslı olduğunu bi kez daha yineliyorum, gezip görebildiğin için oraları...

    YanıtlaSil
  4. canım çok güzel kareler yakalamışsın...
    objektifine sağlık...

    YanıtlaSil
  5. bende çok önce erzuruma gitmiştim ama şimdi biraz biraz resimeleri gördükçe hatırladım..

    YanıtlaSil
  6. @Süba Yıldız İnşallah işlerini ayarlar planını yaparsın Hatice. :)
    @Gurme Şirine Sağol canım. :)
    @haticinpepelası Erzurum'da güzel memleket ama yeşile,maviye alışmış insana zor. :)

    YanıtlaSil